Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye’yi milli irade eliyle hazırlanmış sivil ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşturmak istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye’yi milli irade eliyle hazırlanmış sivil ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşturmak istiyoruz”

“Seçimlerin ardından bu konuyu hem milletimizin hem meclisimizin gündemine tekrar taşıyacağız”

“Son 21 yılda bu ülkede her ne yapılmışsa gerisinde asırlık demokrasi ve kalkınma eksiklerimizi telafi etme çabası vardır”

Türkiye’ye o kadar çok vakit kaybettirdiler, milletimizin enerjisini o kadar boş yere harcattılar ki kaybedecek tek bir anımız, günümüz yoktu”

-“Güven ve istikrar iklimini zehirleyerek siyaseti ve yönetimi rayından çıkarma çabaları bizim dönemimizde de hiç eksik olmadı”

ANKARA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi milli irade eliyle hazırlanmış sivil ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşturmak istiyoruz. Bunu başarmamız, demokrasimiz üzerindeki son bulutlarında dağılması anlamına gelecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli hedeflerinden biri bu olacaktır. Seçimlerin ardından bu konuyu hem milletimizin hem meclisimizin gündemine tekrar taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Danıştay Başkanlığı 155. Kuruluş Yıldönümü Töreni’nde konuştu.

Danıştay’ın çok önemli görevler ifa ettiğini belirten Erdoğan, 2017 yılındaki Anayasa değişikliği ile ülke yönetiminin en önemli reformlarından birini gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kurarken güçler ayrılığı ilkesini de tahkim ettiklerini aktaran Erdoğan, yasama- yürütme ve yargı arasındaki ilişkileri daha keskin hatlarla belirleyerek demokrasinin standardını yükselttiklerini söyledi.

Bu anayasa değişikliği ile önemli bir düzenleme yaptıklarını ifade eden Erdoğan, ülkemizde vesayet ve darbe süreçlerinde bu tartışmaların can acıtıcı, kurumları yıpratıcı bir şekil aldığını belirtti.

Bir dönem yargı üzerine çöken FETÖ gölgesinin herkesi üzdüğünü söyleyen Erdoğan, devletin diğer kurumları ile birlikte Yargıyı da FETÖ’den temizleyerek yeni bir dönem başlattıklarını bildirdi.

Ülkenin her türlü hukuk dışı oluşum gibi hangi isim ve görünüm altında olursa olsun terör örgütleriyle yürüttüğü mücadelede yargının gösterdiği sağlam duruşun şahidi olduklarını belirten Erdoğan, her ne kadar vesayet dönemi hayali ve hevesiyle yargı kurumlarına saldıranlar hala olsa da bu taktik söylemlere kimsenin itibar etmediğini söyledi.

Milletin kendi adına karar veren yargı kurumlarına giderek daha güçlü şekilde güvenmekte olduğunu kaydeden Erdoğan, “Amacımız ülkemizi yen, ve sivil bir anayasaya kavuşturarak diğer alanlarla birlikte yargımızı da önemli bir hizmet yapacağımıza inanıyoruz. Türkiye’yi milli irade eliyle hazırlanmış sivil ve özgürlükçü bir anayasaya kavuşturmak istiyoruz. Bunu başarmamız, demokrasimiz üzerindeki son bulutlarında dağılması anlamına gelecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli hedeflerinden biri bu olacaktır. Seçimlerin ardından bu konuyu hem milletimizin hem meclisimizin gündemine tekrar taşıyacağız. Yargı temsilcilerimiz den de bu hususta katkı bekliyoruz” dedi.

Türkiye’nin iki asırlık demokrasi serencamının son yarım yüzyılını bizzat yaşadığını ifade eden Erdoğan, “Aklımızın ermeye başladığından itibaren ilk hatıramız 60 darbesi ve sonrasında yaşanan acı görüntülerdir. ilk gençlik yıllarımızı muhtıra tartışmalarıyla geçirdik. Ardından ülkenin ideolojik çekişmelerinden sokak kavgalarına, terör eylemlerine evrildiği süreci yaşadık. Bu sürecin aslında 12 Eylül darbesinin zeminini hazırlama hazırlığı olduğunu bizzat projenin sahiplerinin ikrarı ile öğrendik” diye konuştu.

” Ülkemize bu utancı yaşatanların siyasetçisinden akademisyenine kadar hiç birini asla unutmayacağız”

28 Şubat’ta kimin nerede durduğunun hafızalarda hala tüm ayrıntıları ile canlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi;

“Ülkemize bu utancı yaşatanların siyasetçisinden akademisyenine kadar hiç birini asla unutmayacağız. Biz işte böyle bir iklimde siyasete yeni bir ses, yeni bir yaklaşım, yeni bir program getirerek milletimizden yetki istedik. 21 yılda bu ülkede ne yapılmışsa gerisinde asırlık demokrasi ve kalkınma eksiklerimizi telafi etme çabası vardır. Türkiye’ye o kadar çok vakit kaybettirdiler, milletimizin enerjisini o kadar boş yere harcattılar ki kaybedecek tek bir anımız, günümüz yoktu. Güven ve istikrar iklimini zehirleyerek siyaseti ve yönetimi rayından çıkarma çabaları bizim dönemimizde de hiç eksik olmadı. Önceki süreçlerden farklı olarak biz dirayetli ve kararlı duruşumuzla milletimizin desteğini hep yanımızda tutmayı başardık. 15 temmuz gecesi televizyonlara bağlandığımda bir şey söylemiştim. Biz, milletin gücünün üstünde güç tanımıyoruz. Bu güç bizi vesayetin cenderesinden terör örgütlerinin saldırılarından kurtardığı gibi darbecilerin silahlarının namlularına göğsünü siper etti.”

“Gençlerimize bırakacağımız en büyük miras onlara hayallerini hayata geçirebilecekleri altyapısı tamamlanmış bir Türkiye olacaktır”

“Biz de milletimize şükranlarımızı hizmetlerimizle, eserlerimizle reformlarımızla gösterdik” diyen Erdoğan, “Ülkemizde eski Türkiye’de bizlerin yaşadığı sorunların hiç birini yaşamamış, gördüğü manzaraların hiç birini görmemiş bir nesil var. Diğer pek çok mesele gibi bu yeni nesle demokraside özgürlüklerde hukuk devletinde bugün bulunduğumuz yerin kıymetini anlatmakta zorlanıyoruz. Gençlerimiz mukayesesini eski Türkiye ile değil kendilerine göre çok daha iyi uygulamalara sahip ülkelerle yapıyor. Halbuki biz her ülkenin kendi hikayesi olduğunu, ülkemizin hikayesinin de hiç de öyle kolay yazılmadığını çok iyi biliyoruz. Gençlerimize hem sahip olduğumuz imkanları hem Türkiye Yüzyılı ile ulaşmak istediğimiz hedefleri bıkmadan usanmadan anlatmayı sürdüreceğiz. Gençlerimize bırakacağımız en büyük miras onlara hayallerini hayata geçirebilecekleri altyapısı tamamlanmış bir Türkiye olacaktır. Yargı teşkilatımıza olan güvenin artması, yağının itibarının yükselmesi bu sürecin önemli kazanımlarından biri olarak ortak hanemize yazılacaktır. Siyasetin yeniden toparlanmaya çalıştığı 1980’li yılları 1990’lı yılların siyasi istikrarsızlık ve sosyal gerilim dönemi izledi” değerlendirmesinde bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir